Horlama


snore.jpg

HORLAMA

  • Devamlı yüksek sesle horlama,
  • Uykudan boğularak,fırlayarak uyanma,
  • Seks hayatında olumsuzluk,
  • Aşırı kilo alımı,
  • Devamlı yorgunluk, halsizlik hissi,
  • Yorgunluğa bağlı sinirlilik ve kişilik değişikliği,
  • Araba kullanırken ve günlük aktivitelerde uyuklama, performans düşüklüğü,
  • Sabah baş ağrıları,
  • Mide asiditesinde artma,
  • Tansiyon yükselmesi,
  • Kalp Damar problemleri,
  • Kalp yetmezliği.

Bu bulgular çoğu insanın yabancı olmadığı günlük yaşantımızda karşılaştığımız şeyler…

"HORLAMA" tüm nüfusun yaklaşık % 45’inde görülmektedir. % 25’inde ise devamlı olmaktadır.

Şişmanlarda daha sık görülmekte. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmaktadır.

Horlama burun ile boğaz arasındaki aralığın çeşitli nedenlerle daralması sonucu yumuşak damak ve küçük dil arasında çıkartılan sestir. Bu sadece işitsel olmayıp birçok metabolik değişikliklere neden olmakta ve kişinin sosyal yaşantısını da bozmaktadır…

O halde "HORLAMA" ciddi bir sorun olarak kabul edilmeli. "Zaten büyüklerimiz de horlardı" diyerek geçiştirmemek gereklidir…

Burunda ve boğazda tıkanıklık yapan bir çok hastalık ilaçla, ameliyatla veya cerrahi olmayan yöntemlerle (lazer, radyofrekans vb.) tedavi edilebilmektedir. Bunların da yetersiz kaldığı durumlarda bazı cihazlarla durum düzeltilebilmektedir. (CPAP, BİPAP) Ayrıca bazı apereylerle yardımcı olunabilmektedir.

Horlama bir çok branşı ilgilendirmektedir. (KBB, GÖĞÜS HASTALIKLARI, SİNİR HASTALIKLARI)

Horlama yakınması olanlar yukarıdaki branşlara başvurmalıdırlar. Gereken testler (Uyku Laboratuvarı) yapılacak ve çözüm yolları mutlaka bulunacaktır.

Sonuç: HORLAMA, TEDAVİSİ OLAN BİR RAHATSIZLIKTIR…

Op.Dr. Emin BALCI
KBB ve Baş - Boyun Cerrahisi Uzmanı